2 Ekim 2016 Pazar

Suje'nin Yalnızlaşması Üzerine -1-

Suje'yi tanımlamadan önce kendi doğruluğumuzu tanımlayalım.Toplumsal doğruluk bireysel doğruluklardan çok daha sağlam esaslar üzerine oturur.Toplumsal doğruluk bireysel doğruluğu belirlediği gibi bireyin doğruluğunu yanlışlayabilir veya tamamen doğrulayabilir.Lakin nesneleri belirleyenin toplumda yaşayan bireyin kafası olduğuna göre toplumun nesneyi nasıl tanımladığı esastır.Toplumun tanımladığı nesneyle bireyin tanımladığı nesneler bir bakımdan farklılık gösterse dahi toplum argümanın tanımladığı nesne bireyin tanımladığı nesnelerin bütününü oluşturduğu gibi bireyin düşünselliğini de oluşturur.Birey toplumsal hareket etmesi gereken toplum gibi düşünen bir özne haline geldiği vakit tek derdinin ev geçindirmek,yuva kurmak,anne ve babaya saygılı olmak olur.Argümanların bireyselliğin çok ötesinde olduğu gibi tarihsel kültüründe etkilerini içerisinde taşımak zorundadır. Coğrafik konumun bir önemi de tarihselliğin yansımasıdır.Tarih tekerrür etmez lakin tarihsel kültür sürekli kısır döngü halinde bireylerden topluma aktarılır.Bugünün siyasetçilerinin başarılı olmasının tek nedeni ise toplumsal argümanı esas almasıdır.Din coğrafi konumun Anadolu toprakları olduğu dönemde önemli bir unsurdur.Dini inanç bireylere bırakıldığı halde toplumsal argüman inançları belirler.Toplumları yönetmek bireyleri yönetmekten daha kolaydır.Bu durum da kafalarda oluşan soru şu olmalıdır;Bireyler toplumu oluşturmaz mı? Bireyler bütünü toplumu oluşturur lakin toplumsal argümanı elinde bulunduran sınıf onun belirleyicisi koruyucusu ve devamcısıdır aslında. Suje(Özne)yalnızlaştığı vakit toplumsal argümandan ve onu belirleyen sınıftan uzaklaşır.Birey içerisinde bulundurduğu vicdanı toplumsal argümanların ahlaki değerlerini bıraktığı gibi toplumsal argümanın dışında kendi ahlaki değerlerine bırakabilir.Bunun sonucunda kapatılma korkusuyla baş başa kalır.Birey iktidar ilişkisini belirleyenin toplumsal argümanlar olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette lakin sadece toplumsal argümanlar bireyin iktidar oluşturmasını sağlamaz. Bütünen kendisinden uzaklaşması gerekir.Kişiliğin kendi üzerinde etkisi ekonomiksel bütünlüğün yansıması da olabilir toplumsal ahlaki değerin yansıması da.Soru şu olmalıdır ? İktidar kendi içerisinde Bireysel midir? Toplumsal argümandan sıyrılan aynı zamanda toplumsal argümanı yönetendir.Toplumsal argümanın yönetildiği bir iktidar biçiminde geniş çaplı tarihsel geçişlere olur.Kimi bölgelerde çok daha ileri kimi bölgelerde ise çok daha geridedir.Toplumsal bir argüman yaratmak bir bakımdan bireyin özüne inmeyi gerektirir bu da bireyin kendi içerisinde bulunduğu ahlaki değerleri esas alır.Ahlaki değer konjonktür de sadece dini değerler üzerine oturması coğrafi konumu Anadolu bölgesi olan bir yerde zorunludur.Din çıkmazı ise bireyin dönüm noktasıdır.Dinden uzaklaşan birey düşünmeye ve sorgulamaya başlar tıpkı toplumsal argümanlardan uzaklaştığın da olduğu gibi.Sorgulayan birey kendi kafasında toplumsal argümanı içerisinde bulunduğu alanlarda diğer bireylerin toplumsal argümanlardan sıyrılması için çaba sarf eder.Çaba sarf eden birey ise toplumsal argümanı değiştirmenin zorunluluğunu kendisinde özelleştirir özelleşen birey toplumsal argümandan uzaklaşarak özne haline gelir.Özne eylemlerini toplumsal argümanlardan sıyrılarak gerçekleştiren toplumun yapı taşıdır. Legoları birleştirecek olan ise öznelleşen bireyin toplumun yapı taşlarını kendisi gibi öznelleştirmesindedir. Özne toplumu öznelleştirdiğin de kapatılmayla karşı karşıyadır ya koca bir hapishanenin yatağında ya da bembeyaz tımarhanelerde.Öznelleşen birey toplumsal argümanlarca delidir veya suçludur.Toplumsal argümandan kurtulmak sadece öznelleşmeyi oluşturmaz.Özneleşmek için özne haline gelecek bireyleri bir toplumun içerisine sığdırmak durumunda olduğu gibi refleksif tutum içerisinde olmalıdır.İktidar meselesinin üzerine oturan özneleşme suç ise delirme nedir? O da suçtur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder